AYAK BACAK FABRİKASI ÜZERİNE

Tunay Uzuner


Emperyalist akımların en büyük kaynaklarından biri de insanların kutsal saydığı inanışları sömürmektir. Bu sömürü geri kalmış  toplumlarda gelenekler, din hatta halk sanatları bile olabilir.M.S 300 Yıllarında müziğin çekiciliğini alabildiğine kullanmaya başlayan papazlar gittikleri yörelerin ezgilerini incilin sözlerine uygulayarak başarı sağladılar. Sermet Çağan, Ayak Bacak Fabrikası' nda Avrupa ortaçağının sosyal, kültürel ve dinsel toplum zeminini kullanmış; sömüren sömürülen ayrımını ve çatışmasını bu sosyolojik temel üzerine oturtmuştur. Oyundaki derebeyleri ve papazın varlığı, bu durumu açığa vuruyor.

Yönetmen Çoşkun Irmak 'la müzik çalışmalarına başlarken çıkış noktası olarak ortaçağ ve özellikle barok dönem müziği üzerinde karar kıldık. Zaten Coşkun Irmak, oyunu bu dönem  özellikleri içinde yorumlayacağını söylemişti. Derebeylerinin söylediği şarkılarla, vatandaşların söylediği şarkılar arasında, sınıfsal farklılığı vurgulayacak ayırımlar vardır. Bunun tek istisnası, oyunun final şarkısıdır ki, yönetmen bu şarkının oyun  kişileri tarafından değil, artık rolden sıyrılmış olan oyuncular tarafından  söyleneceği belirtmişti ve böyle de yaptı.

Haka dansı konusunda Mesut Yüce yapılanı anlamamıştır. Çünkü burada haka dansı yapılması söz konusu değildir. Halkı kandırmak üzere Ayak Bacak Fabrikasını açan derebeyleri, bu anlamda ironik bir şarkı söylemektedirler. Şarkının sözlerindeki ironiyi, müziğe de yansıttım. Bu şarkının dansı içindeki bir bölümde de, haka dansı diye bilinen danstaki bir el hareketi kullanıldı. Ama bu hareket haka dansında olduğu için değil, Türk halkının da haka dansı olduğunu bilmeden ve düşünmeden kullandığı bir hareket olduğu için kullanıldı. Ve bu hareket, halkın gözünün içine baka baka yalan söyleyen derebeyleri tarafından yapıldı. Bu kadar basit ve açık olan, seyirci tarafından hemen anlaşılan bir şeyin Mesut Yüce tarafından anlaşılmaması ilginç.

Mesut Yüce'nin, derebeylerinin rüşvet aldığı yer dediği (doğrusu, sömürüden gelen rantın paylaşımı olmalıydı, rüşvet değil) dansta, horon müziği kullanılmamıştır, Karadeniz müziğine özgü bir motif kullanılmıştır ve o sahnedeki duruma hizmet etmekte ve derebeylerinin psikolojilerini (dansla birlikte) yansıtmaktadır. Burada bir çelişki yoktur. Örneğin, başka bir sahnede, derebeyleri halkı sömürmek için kullanacakları yönteme karar verdiklerinde, sınıfsal kibirleri içinde vals yaparlar. Bu derebeyleri Avusturyalı değil, nasıl olur da vals yaparlar mı diyecek sayın eleştirmen. Oyuna at gözlüğüyle bakıp, öznel kaygılarla orasından burasından çekip, bütünlüğünden kopararak alınan parçaları eleştirmek, eleştirmek değildir.Sevgili Mesut Yüce'nin yazısının bir yerinde ulusal tiyatro sözü geçiyordu.Uzun zamandır tanıdığım Mesut Yücenin ulusal tiyatro gibi bir konuya ilgi duyduğunu görmek beni memnun etti. Anlaşılan Ayak Bacak Fabrikası herkes için iyi bir oyun olmuş.

Tunay Uzuner
KTÜ Öğretim Üyesi, Müzisyen

 

 

 

yazar@tiyatrokeyfi.com

 

Copyright © 2002 SMSNET Yazılım İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.