TEPKİ YAZISI

Karagöz Ailesi

33 yaşındayım ve kendimi bildim bileli tiyatroya giderim. 9 yaşındaki kızımı da bu şekilde büyütmek için eşimle birlikte elimizden geleni yapıyor(uz)duk. Ta ki 29 Aralık 2007 Cumartesi akşamı Kadıköy Haldun Taner Sahnesi'nde oynanan Üç Kız Kardeş adlı oyundan atılana dek.

 

İlk önce oyuna girerken Haldun Taner Sahnesi'nde görevli olan Zeki Polat tarafından Şehir Tiyatroları'nda oyun izleme yaşının 10 olduğu ve dolayısıyla 9 yaşındaki kızımızı içeri alamayacaklarını duyduk. Oysa ki kızımız 8 yaşından beri yani 2006 / 2007 sezonundan beri Şehir ve Devlet Tiyatroları'nda oyun (yetişkin oyunları) izlemekte, bizimle birlikte İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin temsillerine severek gelmektedir. Bir kural ya vardır, ya da yoktur. Kişilerin keyfiyetine göre uygulanamaz. Ayrıca RTÜK'ün (uluslar arası sınıflandırma kriterlerini göz önüne alarak) hazırlamış olduğu kategorilerde bile 10 yaş gibi bir barem bulunmamaktadır (+7 ve +13 olarak sınıflandırma yapılmaktadır). Konumuza dönecek olursak, görevli Zeki Polat'a kızımız hakkındaki bu bilgileri verdikten sonra oyunun kızımız için ağır geleceğini, çok ağlayacağını öne sürerek bizi engellemeye çalıştı. Ancak görevliyi ikna ederek içeri girmeyi başardık.

 

İlk perde bittiğinde kapıda bizi bekleyen Zeki Polat oyun sırasında kızımızın bağırdığını, oyuncuların rahatsız olduğunu ve ya çıkmamız ya da kızımızı en arka sıraya oturtmamız gerektiğini söyledi. Oysa ortada bir bağırma söz konusu bile değildi ve sadece bahane üretilmeye çalışılıyordu. Söz konusu olay ise Cengiz Tangör 'ün oynadığı Andrey Sergeyeviç Prozorov karakterinin Özge Özder'in oynadığı Natalya İvanovna karakterini öpmeye çalıştığı sahnede kızımızın “hadi” demesiyle sınırlıydı. Ve bu çıkışın volümünü de bağırmak olarak nitelemek ancak ve ancak kötü niyetle açıklanabilir ki etrafımızda oturan diğer seyirciler de buna şahittir. Bu “hadi” olumsuz tepki değil aksine izleyiciler arasında sempati toplamıştır. Ayrıca tiyatro bildiğim kadarıyla sahne sanatları arasında izleyiciyle en çok etkileşim içinde olması gereken daldır.

 

Zeki Polat tarafından salondan çıkarılmamızın ardından haklı olarak yetkili birini görmek istedik, ancak karşımıza hiç kimse çıkmadı. Bu ısrarlarımız sonucunda kulise götürülerek Cengiz Tangör'den azar işitmemiz sağlandı. Bize her ne kadar biz girmemiş olsak da kulise giremeyeceğimiz gerçek anlamda bağırılarak söylendi, kanunen 10 yaşında küçüklerin oyunu izleyemeyeceği hatırlatıldı ve ben konuştuğum kişilerin isimlerini öğrenmeye çalıştığımda benim adım sorularak bir daha asla Şehir Tiyatroları'na alınmayacağım, Cengiz Tangör tarafından iletildi. Sonrasında da Zeki Polat tarafında iteklenerek kulisten çıkarıldım.

Sonuç olarak bir ay öncesinden bilet alarak dört gözle beklediğimiz oyundan böylece kovulduk. Kızımızın yaşadığı suçluluk duygusu ise gözlerinden ve sözlerinden okunuyordu. Umarım bir sonraki tiyatro seansımıza kızımızı dahil etmekte zorlanmayız ve tekrar istekli bir şekilde bizimle oyun izlemeye gelir.

 

Bu kadar yozlaşan kültür hayatımızda gelecek nesillerimiz için bir şeyler yapmaya çalışan bizim gibi aileler için “Yapacak bir şey yok” demekten başka yapacak bir şey yok maalesef.

 

Not: Bu yazı bir tepki yazısıdır. Başımıza gelen şeylere sessiz kalmamamız gerektiğinin farkındalığının yazısıdır. Üstelik bunlar başımıza en gelmemesi gereken yerde geliyorsa bir isyan yazısıdır.

 

Saygılarımızla

 

Devrim & Dila Karagöz

ve kızımız; Ayşe Füruğ Karagöz


yazar@tiyatrokeyfi.com

 

Copyright © 2002 SMSNET Yazılım İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.