|
Zaten aktör dediğin nedir ki? Oynarken varızdır. Yok olunca da sesimiz bu boş kubbede bir hoş seda olarak kalır. Bir zaman sonra da unutulur gider. Olsa olsa eski program dergilerinde soluk birer hayal olarak kalırız.
Görüyorum hepiniz dozer kepçelerinden kaçmaya hazırlanıyorsunuz.
BİRAZDAN TİYATRO BOMBOŞ KALACAK.
Ama tiyatro işte o zaman yaşamaya başlar.
Çünki SEMİHA BERKSOY'un bir şarkısı şu perdelerden birine takılı kalmıştır.
MÜNİR ÖZKUL'un, KAMURAN'ın, KEREM'in , OKTAY'ın bir tiradı şu
pervaza sinmiştir.
ŞAZİYE MORAL'la, BEDİA MUVAHHİD'in bir diyaloğu eski kostümlerden
birinin yırtığına sığınmıştır.
İşte bu hatıralar, o sessizlikte saklandıkları yerden çıkar, bir fısıltı halinde yine sahneye dökülürler.
ARTIK KENDİMİZ YOKUZ. SEYİRCİMİZ DE KALMADI. AMA REPLİKLERİMİZ,
FISILDAŞIR DURUR SABAHA KADAR.
GÜN AĞARIR, DOZERLER GELİR, REPLİKLER YERİNE KAÇIŞIR.
P E R D E!
Ersan Uysal
yazar@tiyatrokeyfi.com |