DÜNYADA MEKÂN AHRETTE ÎMÂN

Ersan Uysal

İSTANBUL  (04.08.2005) – 2. Uluslararası İstanbul-Mekan-Tiyatro Festivali'nin açılış kokteyli, 6 Ağustos Cumartesi akşamı saat 21.00'de Dolmabahçe Sarayı'nda gerçekleştiriliyor. Festivale davet edilenler arasında İslam ülkelerinin ve Türk Cumhuriyetleri'nin fazlalığı göze çarpıyor. (Tel: 212.2191078)

Çok güvendiğim ve beğendiğim tek tiyatro sitesi TİYATRO KEYFİ'nde okudum,
yukarıdaki satırları...
Hemen bir ULUSLARARASI İstanbul mekan (mekân olmalıydı) tiyatro FESTİVALİ
broşürü edindim.
Broşürün başında tanıdık bir isime rasladım: M. Nurullah Tuncer. Sıfatına baktım:
Genel Sanat Yönetmeni Proje Sorumlusu.
Peki Genel Sanat Yönetmeni Mazlum Kiper değil mi? Soruşturdum, öyleymiş.
Öyleyse ne iş?
Nurullah Tuncer'in görevden alınmasından birkaç gün önce TV'deki Agora programında ettiği sözler geldi aklıma. Muhterem şöyle diyor:" ...Ben asaleten atanan uzun zaman sonra ilk genel sanat yönetmeniyim. Herhalde bir kırk yıl var...
Yani kırk yıldır devam eden süreç. Üç yıl...herhalde iki yıldır asaleten atandı. ve
herhalde ölünceye kadar burada kalacağım diye düşünüyorum. (gülüşürler)
Program sunucusunun; "Allah uzun ömürler versin..." temennisine şunları buyuruyor:
"...hep birlikte mutluysak, orda durmanın bir anlamı var. Yoksa yarın da bitebilir
bu görev..."
İtalik harflerle yazılan satırları, aynen aldım. Bilgi ve imlâ hatalarından sorumlu
değilim. İmlâ hatası muhteremi bağlar. Bilgi hatalarına gelince: Kırk yıl boyunca asaleten atananları bir sıralasam, dudağı uçuklar. Muhsin Ertuğrul, Vasfi Rıza ve son olarak asaleten atayabilmek için Sosyal Demokratların yönetmelik değiştirdikleri sayın Gencay Gürün.
Ömür boyu o makamda kalacağını iddia eden Bay Nurullah da sayın Gürün döneminde duhul etti Şehir Tiyatrosuna.
Agora'ya dönecek olursak, güvendiği sanatçılar ona eşlik etmişlerdi. Hani müzik
programlarında TOP 10 yazıp, Türkçe Tapon diye telâffuz ederler ya, o ucuzluğa kaçacak değilim. Tüm sanatçı arkadaşlarımın değeri vardır benim nazarımda.
Hem Türkçe’mizde bu tür kişileri AĞIR TOP diye nitelerler. Ben de öyle değerlendiriyorum. Hani yukarda (Gülüşürler) notu vardı ya; onlar Nurullah'ın ağır toplarıydı. Ağır Toplar, amirlerinin icraatlarını bir güzel övdüler. Bunlardan en Ağır Top olduğunu tahmin ettiğim kişi, Suriye turnesi için şunları söyledi:
"İlk defa bir Türk Tiyatrosu Damaskus'ta ...Şam'da sahne aldı. (kaça?) Ordaki ekiplerin nerdeyse tamamı Türk tiyatrosu hakkında fikirleri yoktu. Çok başarılıydık, çok büyük coşkuyla karşılandık.....çok bakir bir alan. Bakirliği şu anlamda. İlk defa bir fikir sahibi oldular Türk Tiyatrosu hakkında...Bir ivme başlattık onlar için....kadına hep kadın olarak baktık ama şimdi eti canı oyunculardaki gördük et...gibi..çok beslendik orda...Kendime biraz da kızdım. Yani at gözlüğü ile ben bir yere ulaşmaya çalışıyoruz batı batı batı. Burda arkamızda paylaşacağımız o kadar çok şey var ki...Ama niyeyse bütün bu kanallar kapanmış. Çok ortak yönlerimiz var. 600 yıllık Osmanlı geçmişimiz var. Bence Nurullah bunun mimarıdır. Onu tebrik etmek gerekiyor. Bu ilişkiyi umarım sürdürürüz. Çünki birbirimizden alacak çok şeyimiz var. Ve ben çok beslendim. Eminim ki onlar da çok beslendi bu ilişkiden."
Kral ölüşüyor ..(kim kim ölüşüyorsa?) adlı oyunu da yöneten arkadaşımızdan şunu öğrendik. Suriye'nin başkenti Damaskus yani Şam'mış. Turneye gidince Türkçe’yi unutur haliyle insan. Ben naçizane şunu anımsatmak isterim kendisine: 600 yıllık Osmanlı geçmişimizi o kıçı boklu Araplar mahvetti. Türk askerini İngiliz'e satarak, binlerce şehit vermemize önayak oldular.
Nereden nereye geldik. Broşürün başına dönelim. Genel Sanat Yönetmeni Proje Sorumlusu ne demek? Benim bildiğim Genel Sanat Yönetmeni bir sıfattır. İmlâ kurallarına göre ‘Genel Sanat Yönetmenliği’ yada ‘Genel Sanat Yönetmeni'nin’ demek daha uygun değil midir?
Ama bu bir imlâ yanlışı değil de bir iddianın savunmasıysa o başka. Yani "Ben asaleten atanmış Genel Sanat Yönetmeniyim, Mazlum Kiper ise vekâleten atanmıştır.."  mı demek oluyor?
Neyse gelelim festivale: Yirmiyi aşkın ülkenin katıldığı festivalde batı tiyatrosundan
yalnızca beş ülke var. İnsanın aklına şöyle bir soru geliyor: Türki, Arap, İslâm ülkelerinin tiyatroları İstanbul halkına ne gösterecek? Başka bir deyişle TÜRK TİYATROSU'ndan üstün ne yanları var ki?
Adı Mekân (Mekan değil) tiyatro festivali olan bir gösteri zincirinde bir tek TürkTiyatrosu yok.
Yani kısacası Nurullah ve yandaşlarına göre TÜRK TİYATROSU LÂMEKÂN, yani mekânsız.

Bu noktada bir konuya dikkat çekmek gerek... Bir dünya şehri olan İstanbul'da muhteşem bir kokteyl ve gösteri gerçekleştiriliyor ancak konuklara alkollü içki verilmiyor... Bunun sebepleri üzerinde durmayı anlamsız bulmakla beraber sonuçları itibariyle pek de anlam verilemeyen bu uygulama yetişkin insanların bir arada bulunduğu kokteyl ortamını ortaokul çay partisi ortamına çeviriyor... Ne acıdır ki böyle bir uygulama dünya şehri İstanbul'a yakışmıyor...

Yukarıdaki satırları da başka bir yerden aldım. “..muhteşem kokteyl”de ne ikram edildiği yazılmamış. Sakın Colaturka olmasın? Başbakanımızın da çorbada tuzu, şey colası, amaan turkası bulunacak tabii.

Son olarak Kadıköy Belediye Başkanını kutluyorum. İki yıldır TÜRK TİYATROSU LÂMEKÂN değildir dercesine, Türk tiyatrosuna sahne açtı.

 

Ersan UYSAL



yazar@tiyatrokeyfi.com

Copyright © 2002 SMSNET Yazılım İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.