|
Anadolu’da gerçekten birşeyler oluyor. İnsanlar sistemin nimetlerinden mümkün olduğu kadar uzak ve umarsızca belki çok acemice ve samimi bir hisle bir şeyler yapmaya çalışıyor. İstanbul’da yapılan tüm tiyatro etkinliklerini aynı anda değerlendirdiğinizde büyük bir keşmekeş, popülerlik ve amiyane tabirle "Kulvarlar Arası Sidik Yarışı" ile karşılaşıyorsunuz. Biraz yaklaşıp tek tek değerlendirdiğinizde ise çok nitelikli, çok samimi, çok teknik ve çok iyi denilebilecek projelerle karşılaşıyoruz. Ama farklı bir yaklaşım veya aşağılık kompleksi olarak alabileceğiniz bir durumda İstanbul Anadolu'ya nasıl bakıyorsa artık Anadolu da İstanbul’a öyle bakıyor yani "Genel"!
Anadolu'nun dört bir yanında insanlar hiçbir tarikat üyeliği veya inanç bağımlılığı olmadan ve maddi karşılık beklemeden sanki gizli bir örgütmüş gibi tiyatro yapıyor ve bir amaca hizmet veriyor. Benim bildiğim Kars Belediye Tiyatrosu, Sinop Sanat Tiyatrosu, Giresun Şehir Tiyatrosu, Ordu Belediyesi Karadeniz Şehir Tiyatrosu, Amasya Şehir Tiyatrosu ve yeni tanıştığım Yalova Şehir Tiyatrosu bunlardan birkaçı. Bu tiyatrolar amatör - profesyonel bulundukları bölge çevresinde etkili ve deneysel işler yapmak uğraşındalar.
1996 yılında Denizli’deki Çocuk Tiyatroları festivalinde bir (Tiyatro Adamı) bu tiyatroların hiçbirinin tiyatro yapmadığını, tiyatroculuğun bir meslek olduğunu ve mesleklerde de amatörlük olamayacağını söylemişti. Yani klasik amatör doktor hikayesi. O zaman da karşı çıkmıştım, şimdi de karşı çıkıyorum. Ben de yıllarca amatör tiyatrolar çatısı altında üretimde bulundum ve belki de tiyatro hayatımın en mutlu yıllarıydı. Tabi ki bir sürü eksiğimiz vardı. Ama insanlar bunları bilerek oyunlarımıza geldiğinden, sadece sahnedeki samimiyeti ve şaşkınlığı önemserdi.
Sonuç olarak gerçekten tiyatro yapmaya çalışan samimi olan amatör - profesyonel, İstanbul’da - Anadolu’da hiç kimseyle bir husumetim yok. Bunun için ASSİTEJ ve TİYAP üyesi oldum, mücadelemi örgütlü olarak verip Anadolu’nun sesini duyurmaya çalışıyorum.
Şimdi kendi kendime sorduğum sorulara gelelim:
Bu mücadelemi yine büyük tiyatro temsilcilerinin kurduğu ya da egemen olduğu siteler üzerin yürütmek doğru mu? (Tiyatro Keyfini farklı görüyorum umarım yanılmam) Sana mı düştü Anadolu’daki Tiyatroları tanıtmak? Hazırladığın 2005-2006 sezonu ikinci projeni İstanbul’da oynamak duygusu niye hoşuna gidiyor?
Son sekiz senedir seçmiş olduğun profesyonel tiyatro kulvarına girmek bir başarı, ayakta kalmak bir başarı; ama kendini tekrarlamaya başladığın an her şeyi bırakacağın kararı hala geçerli mi?
Ve bunlar gibi onlarca soru. Tüm bunları birkaç paragrafta sizlerle paylaşmak gerçekten zor ama, tiyatrokeyfi.com sitesine yazmış olduğum ilk yazımla Sayın Tülin Sağlam’la ve dolayısıyla ASSİTEJ'le tanıştım. Yeni gruplar, yeni insanlar tanıdım ve yeni ilişkiler kurdum. Umarım bu iletişimsizlik çağında "iletişiriz". Anadolu’da bir şeyler oluyor çünkü.
Cem KAYNAR
Samsun Düşevi Oyuncuları
Genel Sanat Yönetmeni
yazar@tiyatrokeyfi.com |