CESARET ANA VE ÇOCUKLARI
Ümit Bakış

" Eğer savaş veriyorsa kazancını sana
Gün gelip karşılığını istediğinde
Sakın şaşırma
"

(Cesaret Ana ve Çocukları s:7 Çavuşun repliği.)

Aziz Çalışlar Tiyatro Ansiklopedisi'nde Brecht'in bu oyun ve aynı dönemde yazdığı diğer oyunları ile (Galilei, Sezuan'ın İyi İnsanı) kapitalist toplum düzeninin para ahlakını, sömürü sisteminin iç yüzünü ortaya koymaya çalıştığını, militarizmin ve faşizmin iç mantığını sergilemeye çalıştığını söyler.

Cesaret Ana gezginci, saf bir tüccardır. Bir arabası ve babaları her birinin ayrı olan 4 çocuğu vardır, ikisi kız, ikisi erkek.. Saf ve inanmış bir tüccar olarak malın iyisini en ucuza kapatıp en karlı şekilde satmaya çalışır her tüccar gibi.. Ticari zekası bunun en iyi savaş alanlarına yakın ve yağmalanmak üzere olan şehirlerde askerlerle dirsek temasında bulunarak olacağını ona gösterir. Ticari zekasına ve kazanma hırsına kapılan Cesaret Ana 4 evladını da yitirir ama çark öylesine dönmektedir ki ve bu çarkın içinde öylesine sıkışmıştır ki oyunun son repliklerinde bile, dilsiz kızı Kattrin'in ölüsü başında şunları söyler:

"Bahar geldi!Kalk ey Hıristiyan!
Kar eridi!Öldü ölen!
Ve hayatta kim kaldıysa
Yola koyulmalı hemen.
"

Yaşadığımız günlerin getirdiği savaş, yıkım, gözyaşı ve ihanetin içinde nasıl da oynanmayı hak ediyor Cesaret Ana ve Çocukları. Bu günlerde mutlaka bir tiyatro veya savaşa karşı bir araya gelen tiyatro sanatçıları bu oyunu oynamalılar. Hatta bu oyunu politikacılarımıza, subaylarımıza ve iş adamlarımıza ücretsiz sergilemeliler, çünkü bu bir ders niteliğinde bu günlerde. Daha savaş bitmeden Amerika ve İngiltere, Fransa ve Birleşmiş Milletler temsilcilerinin Irak'ın restorasyonu ile ilgili demeçlerini okuyunca veya seyredince insanın tüyleri diken diken oluyor. Hepsi ihaleler konusunda birbiriyle yarışıyor. Amerika daha üstünlük kuramadığı Umm Kasr Limanını dahi şimdiden ihale etmiş televizyondaki haberlere göre. Bu nasıl uygarlık, nasıl insanlık! Ölen ve sakat kalan binlerce çocuğun üzerine çizmelerle basarak mı yeniden inşa edeceksiniz hür ve demokratik Irak'ı?

Bizden de bir iki tane aklı evvel tüccar bu yönde demeç verdiler, savaştan sonra Irak'ın inşasından çok para kazanacağımız yönünde. Dönümü 200 dolardan güneydoğuda tarlalar pazarlandı son günlerde Amerika'ya. Oteller kapatıldı, genelev de açılması düşünüldü ama bir kentimizin belediye başkanı göğsünü gererek Amerikalılar için genelev açılmasına izin vermediğini açıkladı. 6 milyar dolara hür dünyanın palikaryalığına soyunan şerefli hükümetimiz, dilenmeye gittikleri at hırsızı Bush sülalesinin evi Beyaz Saray'dan donlarını zor kurtarıp döndükten sonra kahramanlık yapmağa kalkıp tezkere reddettiler. Sonra da yerli malı şahinlerin ve Fetullah efendinin yeni yurdu demokratik İslam sempatizanı Amerikanın öfkesinden korkup geçiriverdiler yeni tezkereyi içlerine sinmeye sinmeye.. Oysa bizdeki şahinler olsa olsa tombul serçe olur. Tombul serçeler nerede yaşar bilir misiniz? Buğday depolarının yakınlarında ve tren istasyonlarında. Hububat yüklü trenlerden düşen veya rüzgarın oradan oraya savurduğu hububatlardan beslenirler, semirdikçe semirirler. Bu yüzden tombuldurlar ve zaman zaman kendilerini şahin zannederler. Oysa şahin de hiç imrenilecek bir kuş değildir. Hele insanoğluna tutsak olmaya görsün. Efendisinin koluna biner gözü kapalı yaşar. Bir tek ondan istenen avı yakalamaya şartlanır bir parça et uğruna.. Ne kadar acıdır onun yaşamı. Bir haber televizyonu kanalımız kaçan dolarlara yana yakıla ağıtlar düzüyor ve savaşa karşı olan herkesi vatan haini ilan ediyor şu günlerde. Memleketi 1950'lerden beri parselleyip parselleyip satanların, bu memleket bizim sayemizde ayakta duruyor diye salyalı ağızlarıyla bağırarak gerçekte ülkenin vergi diliminde % 3'lere tekabül ederek, % 20'lerin üzerindeki ücretlilerin ve bu halkın çocuklarını komşu ülkenin topraklarında ölüme göndermeye çalışanların televizyon kanalları çok üzgünler kaçan milyar dolarlara. Ama bu beyler ve bunların gazete patronları değil şahin, değil serçe, en fazla kasaba tüccarı olurlar. Zora geldikleri anda da kendi ülkelerinin bankalarını hortumlayarak yurt dışına kaçarlar. Oysa bugün insan olmak gerekiyor, hem de insanoğlu insan; Atatürk gibi, İnönü gibi..

Cesaret Ana ve Çocuklarında ne güzel söylüyor: "Esnaf kısmına imanı değil, fiyatı sorulur. Donun protestanı da katoliği kadar sıcak tutar". (sayfa:16)

Bugünlerde bir tiyatro mutlaka oynamalı Cesaret Ana ve Çocukları'nı.
Ümit Bakış
25/03/2003
Van Devlet Tiyatrosu

Yazarın eski yazıları
Sanatta Yapılanma
Savaş İstiyoruz !!!!

yazar@tiyatrokeyfi.com

 

Copyright © 2002 SMSNET Yazılım İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.