Bölge Tiyatroları Nasıl Olmalı - 1

İSKENDER ALTIN

Bölge tiyatrolarında 10 yıldır çalışmaktayım. Oyunculuk, idarecilik ve rejisörlük yaptım. Bölge Tiyatroları'nın nasıl olması gerektiği sorusuna bir başka bakış açısı getirmeye çalışacağım. Aslında birbiri içine geçmiş sarmal sorunlarında bir yol bulmaya çalışmayacağım ama bu soruları ve de önerileri tartışmaya açmakta yarar görmekteyim.

1) Bölge Tiyatroları'nın nasıl bir sanat perspektifi olmalıdır?

Aslında bütün problemlerin ana açılımı bu soruya bağlı olacaktır. Bu konuda, örnekle kendi deneyimlerimi ve gözlemlerimi aktaracağım. Gerçekten nasıl bir sanatsal perspektif olacak? Bir kere merkezden uzak bu tiyatrolar. Acaba herhangi bir merkeze yapılan turnede beklentileri nelerdir? "Sırtları sıvazlanan ve uzakta olan çocuklar, yine de iyi şeyler yapıyorlar demek doğru mudur?"

Eğri oturup doğru konuşalım. Bunun adı eyyamcılıktır. Sadece orada olan 'çocuklar'a şirin gözükmekten başka bir şeye yaramaz. Sanatın affedilen bir tarafı var mıdır? İyi ile yanlış açık seçik gözükmez mi? Öyleyse ilk yapılacak olan doğruları açık seçik söylemektir. Bu doğruları açık seçik söylemezsek, doğruya gidecek ilk adım yanlış olacaktır.

O zaman geçerli ispatlı bir doğrudan başlamak gereklidir. 1993 yılında ilk oyunumu yapmak üzere Diyarbakır Devlet Tiyatrosuna davet edildim. O zamanlar Diyarbakır en uzak tiyatromuzdu. 4 yıldır da yerleşik düzendeydi. O zaman müdürü bana 'En uzak tiyatro olabiliriz, ama sanatsal iddiası en ileride tiyatro olursak tüm uzaklık kavramlarını aşar ve de en başarılı tiyatro oluruz. Benim hedefim Ankara ve İstanbul'la yarışmak" dedi; o günlerde bunu bir ütopya, nerdeyse iyi niyetli bir hayalcilik olarak niteledim. Ama bunun doğru bir tespit olduğunu 1.Ankara Buluşması'nda somut olarak gözlemledim. "Ay bizim çocuklar gelmiş" diyen sanatçı arkadaşlarımızın tavrı oyunumuzu seyrettikten sonra değişmiş oldu. Tecrübeli bir arkadaşınız olarak anılarla anlatacaklarımı güçlendirmeye çalışmıyorum. Aksine nasıl bir sanatsal perspektif olmalıya yanıt olarak bunu anlatıyorum.

Evet!

a) Sanatsal iddiası uzaklık kavramını aşan bir tiyatro yaklaşımı olmalı.
b) Uzaklıklar ve eksikler hedeflerin küçülmesine, eksilmesine izin vermemeli.
c) Doğru strateji, doğru hedeflerin altında yatmaktadır.

Elbette unutmamalı, sadece iddia hiçbir şeydir. Sonuçta bu hedeflerin başarısı önemlidir. Bu noktada şu tuzağa düşülmemeli: 'başaracağım kadar hedef seçerim bende'.

2) Bu hedefler nasıl sağlanacak?

İlk atılacak adım, önyargılardan temizlenmek. 5-6 yıldır sadece 20-25 kişinin arasında her türlü yaşanan olumsuzluğu temizlemek isteği ile başlamalı. Şimdi duyuyorum, herkes 'ama' diye başlayan cümlelerini sıraladı bile. Ne acı bu amalara sığınmak. Eksiklerimizi, yanlışlıklarımızı bu 'ama'ların arasına sığdırmak. Hiçbir şey yapmak istediklerimizin önüne geçmemeli. Uzaktan ahkam kesmiyorum. Aksine birkaç yıl içinde tüm bölgeleri dolaşıp bir oyun yapmış olacağım hedefi ile söylüyorum.

Maddeleştirirsek:
a) Doğru oyunlar,yönetmenler seçmek.
b) Kendimizi oyuncu olarak geliştirmek.

- Ama bölgelere kimse gelmiyor!
- Ama burası Ankara'ya çok uzak!
- Ama Devlet bana kurs imkanı sağlamıyor!

Bu sorulara sorularla yanıt vermek en kolay yolu.

- İyi de Ankara'ya , İstanbul'a kaçtığınız zaman kaç oyun izlediniz?
- İstanbul Tiyatro Festivali'ne kaç kere katıldınız, kaç oyun izlediniz?
- Festival'de olan kaç seminer, söyleşiye katıldınız?
- İnternet'ten haberiniz var mı? Varsa burada kaç tane tiyatro sitesini ziyaret ettiniz?
- Devletin vermediği burs imkanı ya da kurslara katılmanız bu kadar zor mu?
- Bütün tiyatro bir araya gelerek workshop ya da bir çalışma istediniz mi? İstemediniz mi?

Sadece bahanelere bahanelerle yanıt vermek istemiyorum. Sorularınıza isteğinizi ölçerek başlayın istiyorum.
Buradan başlamak en doğrusu.

3) Bölge tiyatrolarında kimler reji yapmalı?

1. soruyu doğru olarak yanıtlayıp gerekli hazırlıkları yaparsanız, gönlünüzden geçen bir çok rejisörle buluşmak imkanı oluşacaktır. Çünkü bölgeniz bir çekim alanı yaratacaktır. Genç, sizinle enerjinizi doğru yere getirecek rejisörleri bulmak ve onlarla düzenli bir ortak yaratım zamanı oluşturmak iyi bir alternatiftir. Unutmayın, tecrübe her zaman doğruların ön koşulu değildir.

Ne istediğinizi, ne beklediğinizi basit cümlelerle açıklamalısınız.

BÖLGE TİYATROLARI NASIL OLMALI - 2'de buluşmak üzere tartışılacak sorularınızı ve yanıtlarınızı bekliyorum.

* Aklımda! Bütün bunlar yeniden yapılanma sorunumuzu aştığımız zaman önümüzde bir mesele olmaktan çıkacak. Ama şimdilerde ne yapmalı? Benim üzerinde durduğum bu.

* Gogol der ki "Yüzünüzde bir çarpıklık varsa suçu aynada bulmayın"

yazar@tiyatrokeyfi.com

Copyright © 2002 SMSNET Yazılım İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.