|
SEYREDENLER!
Önce bir yanlışı düzeltmekte yarar var: "Sanatta memuriyet olmaz!" derler ya, bence olur.
Sanatçı ödenekli bir tiyatroda çalışıyorsa, sıfatı "MEMUR" dur, o kadar. Ya özel
tiyatroda çalışan bir sanatçının sıfatı? O da "İŞÇİ" değil midir? Peki "Sanatta işçilik olmaz!" diyebilir miyiz? MEMUR SANATÇI varsa, İŞÇİ SANATÇI da vardır. Tabii Özel Tiyatro patronu, o işçiyi sigortalı yaptıysa, primini düzenli yatırıyorsa.
Yanlışın kaynağı SOSYAL GÜVENCE'dir, yalnızca.
Ödenekli tiyatro yöneticisinin işine karışabilir misiniz? HAYIR! Özel Tiyatro patronunun işine karışabilir misiniz? HAYIR!
O zaman sanatçının işçi yada memur olmasından başka seçeneği kalmıyor. Çünki sanat-çının "BEN O OYUNDA OYNAMAM!" yada "BEN O OYUNU SAHNEYE KOYMAM, BEN O OYUNA DEKOR YAPMAM!" gibi bir fantezi üretmeye hakkı yoktur.
Geriye kimler kalıyor? Özel Tiyatro patronları ve Amatör Tiyatro sanatçıları. Yaman
bir çelişkiler yumağı değil mi? Bu yumağı çözmek nasıl mümkün olacak?
İşte ZURNANIN ZIRT DEDİĞİ YER: Sanat Yöneticileri ne yapmakta? O koltukta
oturmaya hakları var mı? Yani YETERLİ BİLGİ BİRİKİMİNE SAHİP Mİ? DÜNYA
GÖRÜŞÜ NE YANA BAKIYOR? EYYAMCI MI?
Gördünüz mü? İşçi sanatçı kendiliğinden saf dışı kaldı. Patron ne derse o!
Ödenekli tiyatronun patronu da o yıl kim iktidarda ise o! Yani patron SİYASAL ERK..
Memur sanatçı, diyerek sanatçıyı aşağılamaya kalkıyoruz. Oysa öfkemiz SİYASİLERE yönlenmeli.
Devlet tiyatro işletmeli mi? Buna hayır diyene, ancak cahil sıfatı yakışır. Devlet tiyatro da işletir, o sektöre bilgi yüklü sanatçı da yetiştirir.
Çünki devlet halkı eğitmenin yollarını arar ve bulur. Halkı korumanın da öyle. Adaleti
sağlamak için elinden ne gelirse yapar...
MEMUR ÖĞRETMEN, MEMUR POLİS, MEMUR SUBAY, MEMUR YARGIÇ, MEMUR DOKTOR, MEMUR REKTÖR...VB. diyerek bu insanları küçük mü göreceğiz?
Devlete öfkelenmekte haklı mıyız? Hayır! Devleti yönetmeye talip olan siyasiler ne güne duruyor?
Somut bir örnek verelim: Ekim ihtilâlinden sonra , yeni rejimin Rusya'da ilk yaptı-
ğı; baleyi yasaklamak olmuştur. Gerekçe: "BALE BİR BURJUVA SANATIDIR!" Kısa
zamanda yanlışlarının farkına varıp, dünyaca ünlü BOLŞOY'u yeniden hayata döndüren, yine aynı siyasilerdir.
Sonunda yanlış, gelip SEYREDENLERE yani HALK'a dayanıyor. Oy kullanıp devletin dizginlerini siyasilerin eline onlar veriyor çünki.
Gerçekten de halkımız, hiçbir zaman SEYREDEN SIFATINI bu kadar hak etmemiştir.
Halkımız SEYREDİYOR :Aptal kutusundaki vıcık vıcık FANTEZİLERİ, bir eroin kaçakçısına sağlanan haktan yararlanamadığı için aylarca tutuklu yaşayan REKTÖRÜ'n encamını, ülkesinin değerlerini SATIŞA ÇIKARAN, ŞEYİNİ ŞEYETTİĞİMİN ŞEYİ, BENİ IRGALAMAZ gibi veciz(!)bir dille konuşan siyasileri, içinde yalnızca Atatürk ve Kültür sözcükleri geçtiği için ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİNİ YIKACAĞIM,diyen UYKU APNESİ hastalığından muzdarip bir KÜLTÜR BAKANINI seyrediyor.
Oysa tiyatro eğik bir düzlemde kaymakta.İ.B.Şehir Tiyatrosu'nun bütçesi iptal edilmiş. Tiyatro'nun kulislerinde SIKMABAŞLAR kol geziyor.Yani İktidar gözüne kestirmiş, tiyatroyu yok etme eyleminde.
Ankara'da da Devlet Tiyatrosu'nun Yeni Sahne'sini yıktırmakla başlamış işe.
ÖDENEKLİ TİYATROLAR, yok edilirse Tiyatro Sanatı'nın yok olacağı gerçeğinden yola çıkmışlar. Bugün tiyatro binası yıkan zihniyet, ilerde tiyatro yapıtlarını da meydanlara dağ gibi yığıp tutuşturabilir.
İşte o alevlerin ışığında, bu mesleğe gönülden bağlanmış AMATÖRLER devreye girecektir:
Her biri bir Tiyatro yazarının yapıtı olup belleklerine yazdıkları güzellikleri, kendilerinden sonraki kuşaklara aktaracaklardır.
Shakespeare'in Hamlet adlı oyununda, oyundan daha fazla bilinen bir tümce vardır;bilirsiniz:
TO BE OR NOT TO BE ...Sevgili Can Yücel nasıl "..Türkçe söylemiş?" BİR İHTİMAL DAHA VAR, O DA ÖLMEK Mİ DERSİN?" "..Zamanın en güzel gözlü Maarif Vekili " diye nitelediği babasının bir şarkı sözüdür bu, bilirsiniz. Ne yapacağız yani? Ölecek miyiz? HAYIR!!!
Aynı şarkının ikinci kuplesini anımsayın: "VUSLATIN BAŞKA ÂLEM, SEN BİR ÖMRE BEDELSİN" Vuslattan yani sevgiliye (tiyatro) kavuşmaktan başka çare var mı?
Şöyle bir olayı gözünüzün önüne getirmeye çalışın, bire bir yaşanmıştır:
Yer bir tiyatro sahnesi. Oyuncular seyircileri selâmlamak için yerlerini almışlar. Ama yüz-lerinden mutsuzluk okunuyor. Çünki oyunun finalinde kulakları tırmalayan bir CEP TELEFONU zili ve utanmadan telefonu yanıtlayanın konuşması, oyunlarını bozmuştur. Oyunculardan en yaşlı olanı kısa bir süre sonra alkışları durdurur ve şöyle der: "Sayın seyirciler tiyatro seyirciliği bir ayrıcalıktır. Bu ayrıcalığa lâyık olmayan,cep telefonu sahibini salonu terk etmeye davet ediyorum!" Oyuncular öncekinden daha baskın bir alkışla ödüllendirilir.
EY SEYREDENLER! ÇEKİN KULAĞINIZDAN CEP TELEFONUNU, KESİN DIRLANMAYI; WALKMANİ, IPOT'U ÇEKİN KULAĞINIZDAN: BAKIN ETRAFINIZA NELER OLUYOR!
ERSAN UYSAL
Emekli Memur Sanatçı
ÖZGEÇMİŞİM
Adım ERSAN UYSAL. Isparta doğumluyum. Biri kız, beş çocuklu bir ailenin sondan ikinci evlâdıyım.
Evlâtların dünyaya gelmesi; büyük bir mucize sayılır. Çünki babamız , sırasıyla BALKAN SAVAŞI’ndan üniversitede öğrenci olduğu için kurtulmuş,
BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’nda Yemen cephesinde yedeksubay olarak bilfiil savaşmış, arkadan kalleşçe vuran Araplardan kurtulmasına karşın; onları kışkırtan İngilizlere tutsak olmuştur. Üç yıl tutsaklıktan sonra özgürlüğünü kazanınca KURTULUŞ SAVAŞI’nda yer almak için ülkesine koşan ALİ RIZA UYSAL , Yunanın denize dökülmesinden sonra göğsünde İSTİKLÂL MADALYASI’yla doğum yeri Isparta’ya gururla dönmüştür.
İşte dünyaya gelmemizin mucizevi öyküsü böyle!
Darülmuallimin’i coğrafya öğretmeni olarak bitiren babam, esir kampında
Öğrendiği Fransızca dilinden sınav vermiş ve mesleğine Fransızca Öğretmeni olarak devam etmiştir. Milli Eğitim’in değişik kademelerinde ; aldığı değişik görevler arasında, Antalya Milli Eğitim Müdürlüğü, İstanbul Milli Eğitim Müdür yardımcılığı da vardır.
İstanbul’a atanmayı, çocuklarına iyi bir eğitim verdirmek için istemiş ve
bunu da yüksek bir yüzdeyle başarmıştır.
Büyük ağabeyim Özel sektörde Genel Müdürlükler yaşamış, benim büyüğüm Avukatlıkla yaşamını sürdürmüştür. Benim küçüğüm ise Marmara Üniversitesi’nde profesör sıfatıyla görev yapmaktadır.
Benim parlak bir öğrencilik yaşantım olmadı. Ancak yine de başarılı bir kariyer grafiği çizdiğimi söyleyebilirim.
İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda kırk yıl oyuncu-yönetmen olarak hizmet verdim ve geçen yıl emekli oldum.
Kariyerimin doruğuna çıkabilmek için üstün bir çaba harcadığımı belirtmek isterim. Bizler anlamayalım diye yanımızda yabancıdil kullanan kolejli meslektaşlarıma hırslandım ve bu hırsla , sözlük yardımıyla da olsa çeviri yapabilecek düzeyde ingilizce öğrendim.
Bu kazanımımın semeresini de 12 Eylûl’de ,tiyatrodan çıkarılınca gördüm.
1402 sayılı yasa kapsamında SAKINCALI PERSONEL sıfatıyla, bir kış günü eşimle birlikte kapı önüne bırakıldığımızda, oğlumuz daha okula başlamamıştı.
Eşim özel tiyatrolarla Anadolu’da turne yaparken, ben karanlık ve havasız salonlarda FİLM SÖZLENDİRME işine daldım. Senaryo çevirerek, konuşmacı ve yönetmen olarak sekiz yıl çalıştım.
Bu arada SIKIYÖNETİM başvurumuz sonucu gerekli incelemeyi yapmış,
bizi haklı görerek TEKRAR İŞİNİZE DÖNEBİLİRSİNİZ şeklinde bir
karara varmıştır.
Ancak tiyatro yönetimi KADRO YOK bahanesinin arkasına sığınarak
dönmemize engel olmak isterken, bilmeden bir gerçeğin açığa çıkmasına da önayak olmuştur.
Evet tiyatrodan çıkarılmamızın nedeni MESLEKİ KISKANÇLIK sonucu
yapılan asılsız ihbarlardı.
Sonuç olarak alnımızın akıyla mesleğimize döndük. Eşim işini başarıyla
sürdürürken ben acı-tatlı yaşadığım kırk yılı, TC Devleti’ne bir sanatçı
olarak seve seve verdiğim o kırk yılı gururla anıyorum.
KIRK YILA ANCAK SIĞDI
(Ersan Uysal'ın ürettikleri)
TARIK - MACBETH - YARIŞ BİTTİ - HAMLET - BİRAZ
GELİR MİSİNİZ? - YARIŞ BİTTİ (Başka Rol) - ALTI
KİŞİ YAZARINI ARIYOR - KÜÇÜK ŞEHİR - ROMEO&
JULIET - BİR YAZ GECESİ RÜ'YÂSI - CORIOLANUS -
ELEKTRONİK BEYİN - BAKKHALAR - KAPININ ARDINDA -
ZALAMEA KADISI - CORIOLANUS (Yaz Oyunu) - HAMLET
(Yaz Oyunu) - ROBENSON ÖLMEMELİ - EŞEĞİN GÖLGESİ -
BAKKHALAR (Yeni Düzenleme) -CHAILLOT DELİSİ - MARIENA PINEDA - JULIUS CESAR - CINNA - CANAVAR
SOFRASI - BÜYÜK ROMULUS - BİR KAVUK DEVRİLDİ -
DAYAN BAHRİYELİ - AKVARYUM - BİR KAVUK DEVRİLDİ-
(Başka Rol) - ROMEO&JULIET (Yeni Bir Yapım ) -KARA KIZ
- AY BATTI - ALLAHIN DEDİĞİ OLUR - ROMEO&JULIET
(Yaz Oyunu) - DİŞİ KUŞ - DİŞİ KUŞ (Başka Rol) -ERKEKLERE
YASAK - ALLAHIN DEDİĞİ OLUR (Yeni Bir Kadroyla)
KEZİBAN - KOCA SİNAN - ZENCİLER - BİZANS DÜŞTÜ -
MERHABA ANNECİĞİM - HAYDUTLAR - PABUÇÇU AHMET-
GENÇ OSMAN - GALİLE - YİTİK KÖPEK - SACCO&VANZETTİ - CESARET ANA - ALMANLAR - KARAR
71 - ÖLÜM DANSI (Seyirci karşısına çıkmaya hazır durumdayken sahne verilmedi) KAPLUMBAĞALAR - (Bölücülük
yapıyor dedikodusu çıkarılarak, provadan kaldırıldı.)
27.Şubat.1981 tarihinde, 1402 sayılı yasaya dayanılarak
Şehir Tiyatrosu'ndan kovuldu. Açtığı davayı 01.Ocak.1988 tarihinde kazanarak kurumuna yeniden döndü. DANIŞTAY
KARARIYLA İ.B.Ş.T. SANATÇISI ÜNVANINA SAHİPTİR
(Döndükten sonra ürettikleri)
BİR YALAN ÇEMBERİ - CUMHURİYET KIZI - HÜZÜNLÜ BİR KOMEDİ - AYRANGEVEN - PENCERE - DERYA GÜLÜ...
Özel Tiyatrolarda Neler Yaptı?
DENİZDEN GELEN KADIN - KÖTÜ TOHUM - LADY
CHATTERLEY - UYUYAN PRENS - TERSİNE DÖNEN ŞEMSİYE - GÖZLERİMİ KAPARIM VAZİFEMİ YAPARIM -
MURTAZA - ÇORBAMDAKİ KIZ - ADINI SİZ KOYUN -
SİZİ SEVİYORUM MADAM - YAVUZ HIRSIZ - ÇİL HOROZ
ÖRGÜTSEL ÇALIŞMALARI ARASINDA SENDİKA KURMAK,
(TİSEN-TÜRKİYE TİYATROCULAR SENDİKASI) TİSEN
GENEL SEKRETERİ OLARAK TOPLU SÖZLEŞMELER KOTARMAK, GEREĞİNDE GREVE GİTMEK: TİYATRODA BİR İLK; İ.B.ŞEHİR TİYATROSU GREVİ VE AST (ANKARA SANAT TİYATROSU) GREVİ. 12 EYLÛL'DE ŞEHİR TİYATROSU'NDAN KOVULMASININ BU YÜZDEN
OLDUĞU TAHMİN EDİLİYOR.
OYUNCULUK VE YÖNETMENLİK YAPTIĞI YAPITLARIN
LİSTESİ YUKARDAKİ GİBİDİR.
AYRICA OYUN YAZARLIĞI, ÇEVİRMENLİK, RADYO TİYATROSU UYGULAMACILIĞI VE YÖNETMENLİĞİ,
FİLM SÖZLENDİRME YÖNETMENLİĞİ DE UĞRAŞLARI
ARASINDADIR....
YAZDIĞI OYUN: RAMAZAN GELDİ HOŞGELDİ (Üsküdar Sunar Tiyatrosu'nda oynandı.)
UYGULADIKLARI: Fakir Baykurt'tan KAPLUMBAĞALAR, YILANLARIN ÖCÜ
(Arkası Yarın olarak. Ancak TRT yayınlamadı) Orhan Kemal'den ÜÇ KÂĞITÇI
(Devlet Tiyatrosu'nda oynandı) BİR FİLİZ VARDI
ÇEVİRİLERİ: A.Arbuzov VOLKAN, W.İnge DÖN BANA (Arkası Yarın),
Y. Schwarts ÇIPLAK KRAL, A.Rand 26 OCAK GECESİ (Arkası Yarın)..vb.
yazar@tiyatrokeyfi.com |